|

| |
|
Darbe Heveslilerine KARA HABER |
|
İhtilal
heveslilerine...
Son günlerde darbe çığırtkanları yeniden sahne almaya, seslerini
yükseltmeye başladılar. Sandığa gömülen müflis siyasetçiler, risk
almadan kazanmaya alışmış şişman kediler, fikir mahrumu yazarçizer
takımı, demokrasiden ve milletten korkan derin yarasalar sığınacak
bir süngü arayışındalar.
Demokratik yollarla iktidar olma ümidini yitirmiş siyasi partiler,
halkı ve alt edemedikleri iktidarları darbeyle, muhtırayla, askerle
korkutmayı bir alışkanlık haline getirdiler. İçinden çıkamadıkları
her problemde askerden medet ummaları maalesef orduyu da
yıpratmıştır. 367 krizinde, cumhurbaşkanlığı seçiminde halka rağmen
taraf olması, belirli siyasi partileri kolluyor görünümünde hareket
etmesi, masum inançları bile irtica ve tehdit olarak algılaması TSK
ile vatandaşın arasını açmıştır. Nitekim vatandaş genel seçimlerde
ve referandumda siyasete harici müdahalelere açıkça tepkisini ortaya
koymuştur.
Bu tabloyu iyi okuyan, yıprandığını fark eden TSK son dönemde
siyasete doğrudan müdahale etmemeye itina göstermektedir. İçeride
konuşlanmış bazı cuntacı yapılar hükümete karşı daha sert
müdahaleden yana ise de, komuta kademesi TSK’nın siyasete
bulaştırılmasının zararlarının farkındadırlar.
Ama demokratik yollarla muhalefet yapmaktan ümidini kesmiş
siyasetçiler ve “D tipi” (dönme) yapılar askeri sahaya indirmek,
siyasete bulaştırmak için bütün yolları denemektedir.
Bu kesimim medyadaki beslemeleri, hem millet iradesine hem de
hükümete olmadık hakaretler etmekte, askeri kışladan çıkarma
konusunda cesaretlendirmeye çalışmaktadır.
Milletten kopuk besleme entellere, güdümlü yazarlara göre: millet
askerlere bir şey demeyecek! iradesine karşı yapılan antidemokratik
müdahalelere ses çıkaramayacak! boynunu uzatarak yapılacak
düzenlemelere teslimiyet gösterecektir! Bu kesim her gün milletin
sürü olduğundan girip, cehaletinden çıkmakta, her türlü hakareti
yapmaktadır.
Fakat toplumdan uzak, milli-manevi değerlere saygısız bu entellerin
unuttuğu bir şey vardır. Bu toplum dünkü toplum değildir. 1960-70-80
den sonra hatta 1998 den sonra çok şey değişmiştir. Aristokratik
kesimin horladığı Anadolu insanının profili yükselmiş, kalitesi
artmıştır. Artık Anadolu insanından yurtdışında mastır doktora
yapmış, bir kaç dil bilen yığınla insan vardır. Kara Türklerin
eğitim seviyesi bütün engellemelere rağmen yükselmiştir. Anadolu
insanı sabanın peşinde, koyunun ardında koşan dünkü gözü kapalı
köylü değildir. Dünyanın her yerine gitmekte, yatırımlar yapmakta,
fabrikalar açmakta, ihracat rekorları kırmakta, dünyayı aristokratik
azgınlardan daha iyi tanımaktadır.
Artık utangaç, boynu bükük, hakkını arayamayan, eğriyi-doğruyu
başkalarından öğrenen halk yoktur. Milletin gözü açılmış, ufku
genişlemiştir. Haklarını, özgürlüklerini çok iyi bilmekte ve sonuna
kadar kullanmak istemektedir.
Türk milletine 5000 yıl hizmet etmiş TSK’nin, millete ve millet
iradesine rağmen, aristokratik azgınların dolmuşuna binerek,
demokratik sürece müdahale etmeye yeltenmesi bu gün çok farklı
sonuçlar doğurabilir. Milletin güven ve saygı duyduğu TSK geçen yıl
taban yapan itibarını ve güvenilirliğini bütünüyle yitirebilir.
Birilerinin manipülasyonuyla yapılacak çıkışlar, yasadışı
müdahaleler Millet-Ordu ilişkilerinde derin çatlaklar oluşturabilir.
Son iki yıl içinde, demokrasiye yapılan hukuk ve mantık dışı,
sevimsiz müdahaleler milletin sabrını epeyce zorlamıştır. Müdahale
senaryolarının konuşulduğu, millet iradesinin etkisiz kılınmaya
çalışıldığı şu günlerde, sokaktaki vatandaş çok farklı
düşünmektedir.
Ordusuna saygılı bu asker millet nasıl hazırlanırsa hazırlansın,
hangi gerekçeyle gündeme getirilirse getirilsin demokrasiyi ve
iradesini korumaya kararlıdır. Mantar tabancası bile patlamaz diye
ortamı ısıtmaya çalışanların aksine; millet arabalarıyla, çoluk
çocuğu ile tankların önüne çıkma, yeni gece baskınlarına fırsat
vermeme kararlılığındadır.
Bazı borazanların üflediklerine güvenerek müdahale planlayanlar
bütün itibarlarını kaybedebilirler. Bu milletin 5000 yıllık kurumu
ile millet arasına kan sokabilirler.
TSK içindeki Milletin sağduyulu evlatlarının hukuk, mantık, insaf
dışı böyle bir maceraya fırsat vermeyeceklerini, milleti yeni bir
kaosa sürüklemeyeceklerini düşünüyorum.
Herşeye rağmen müdahale düşünenler bu milletin geçmişinde “Vakayı
Hayriye” diye bir hadisenin olduğunu da hatırlamalılar...
------------------------------------------------------------
Vakayı Hayriye: Osmanli İmparatorlugu'nun son dönemlerinde,
Yeniçeriler tarafından temsil edilen silahlı güçlerin kontrolden
çıkması, devlet yönetimine karışmakta sınır tanımaması ve kendisi
ile iktidar mücadelesine girişmesi sonucunda II Mahmut tarafından
Yeniçeri Ocaklarının kaldırılmasıyla sonuçlanan olaylara verilen
isim.
Alıntıdır! |
|
|
|
Yorum Ekle |
| |
|
|
|
| | |
|
|