|
Son günlerde
önem kazanan böyle giderse de çok daha fazla önem kazanacak bir
konuda haftalık yorumumuzu ekleyelim istedik.
Dünyada ve
bölgemizde tehlikeli boyutlara ulaşan kene ısırması ve kenelerle
savaş güncelliğini koruyor.
Malûmâliniz, bu
kene meselesi uzunca bir süredir gündeme "kene gibi" yapışmış
durumda. Bu keneler, bazı vatandaşlarımızın ölümüne bile sebep
olmuştu.
Bu keneler nasıl yaratıklardır diye bir araştırma yapınca, karşımıza
ilginç sonuçlar çıktı. Gördük ki, hükümet bu tür haşerelerle
aslında uzunca bir zamandır ilgileniyormuş.
Meselâ, Eski Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, "süne
zararlıları" hakkında ta 2005 yılında bazı beyanatlar vermiş.
Köylünün biri Adalet Bakanı Cemil Çiçek`e dert yanmış:
- Efendim, sünelerle başımız dertte... Sabah gün ağarırken çıkıyor,
akşam hava kararana kadar tarladaki mahsulü yiyorlar...
Cemil Çiçek de, şikâyette bulunan köylüye dert yanmış:
- Bizim de Ankara`daki sünelerle başımız dertte... Üstelik,
sizinkiler gibi akşama kadar değil, günde 24 saat çalışıyorlar...
Madem sadece milletin değil, devletin de bu haşerelerle başı dertte,
o halde neden bu konunun üzerine gidilemiyor, anlayamadık.
Üstelik, süne zararlıları neyse de, bu keneler çok daha tehlikeli...
Çünkü bu keneler millete bir yapıştı mı, 70-80 yıl bırakmıyorlar. En
çok da koltuklara yapışıyorlar. Öyle bir yapışıyorlar ki, cımbızla
değil kerpetenle bile sökülemiyorlar. Bir koltuktan sökseniz, başka
bir koltuğa yapışıyorlar. Ama, neden özellikle de seçim dönemlerinde
yapışıyorlar, anlayamadık.
Olan vatandaşa oluyor tabiî... Her seçim döneminde vatandaşı
"Kırım-Kongo kanamalı ateşi" basıyor...
Vallahi, bu keneler adamı öldürür... Bunların hastalığı öyle
bulaşıcı ki, sormayın... Biri meydana çıkınca, hemen öbürleri de
peyda oluyor... Neden böyle oluyor, anlayamadık... Ne anlayışsız
adamlarız... Bu haşerelerin arasında gizli haberleşme kanalları mı
var acaba?
Bir de tahtakuruları var tabiî... Onlar da tahtadan yapılmış
şeylerin etrafında kümeleniyorlar. Seçim sandıklarına dikkat etmek
lâzım...
Hükümet bu konuya gereken hassasiyeti gösterip, 22 Temmuz`dan önce
bütün seçim sandıklarını dezenfekte etmeli...
Seçimleri hijyenik bir ortamda yapamazsak, demokrasimiz haşereden
geçilmez valla...
Ben buradan Sağlık Bakanlığı yetkililerine sesleniyorum:
Hükümet bu haşerelere karşı âcilen bir ilâç üretip, bütün sağlık
ocaklarında halka bedava dağıtmalıdır.
Yoksa, hepimizi "Kırım-Kongo kanamalı ateşi" basacak... |