Son günlerde ülkemizde en çok konuşulan konu Cumhurbaşkanlığı konusudur.Asıl önemlisi bu makama başbakanın aday olup olmayacağı konusunda yapılan spekülasyonlardır.Bu konuya biz de duyarsız kalamazdık.

Demokrasi penceresinden  bakarsak ortada hiçbir sorun gözükmüyor.Mevcut yasalar kapsamında kurulmuş bir hükümet var ve bu hükümet yaklaşık 5 yıldan beri ülkemizin yönetimini elinde bulunduruyor.Şimdi de bu hükümetin başındaki kişi devletin başına geçme ihtimali var.Ama gel gör ki böyle bir ihtimal bile haftalarca tartışılıyor ve bütün geleceğimiz için kaos senaryoları düzenleniyor.

Bugünki meclis aritmetiğinde Ak parti çoğunluğu var.Yani devletin başına geçecek kimseyi seçme görevini bu çoğunluk belirleyecek.İşte asıl bu çoğunluk bir kesimi dehşet derecesine varıncaya kadar tedirgin ediyor.

Bu kesim kendine göre tehlikeli gördüğü gidişattan şüphesiz memnun değiller.

Yüksek yargı mensuplarını tayin…

YÖK üyelerini tayin…

Rektörleri tayin…

Başkomutanlık…

Yargı kararlarına onay…

Devlet denetleme kurulunu harekete geçirmek..

Bakanlar kuruluna başkanlık…

Vs. gibi görevler tabi ki çok önemli...

Hatırlayın;sistem başbakan Erdoğan’ın uzunca bir süredir tehdit olarak tanımlamak için uğraştı durdu.Bu ülkenin başbakanı olan kişin bu makama gelmeden çok kısa süre önce hapiste olduğunu unutmayın.Bu dönemden sonra bu düzenin partileri ve koruyucuları Ak partiyi iktidar yapmamak için ellerinden geleni denediler.Ama başarılı olamadılar.

Ak Partinin iktidara gelmesi sisteme çıkış yolunu açmıştır.Başbakan Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde ülke iyi yönetilmiştir.Türkiye bir süreliğine de olsa gerginlikten kurtulmuş ve ekonomide büyük atılımlar yapılmıştır.Ama gerginlik çıkarmağa çalışanlar hep olmuştur.Bunlar hala daha gerginlik peşindeler.

Bugünkü siyasette piyasalarda giderek ağır basan ihtimal olarak Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını bir nevi kabullendi.Yani Erdoğan ‘’Ben artık adayım’’ derse,bu hiçbirimiz için sürpriz olmayacak.Aslında böyle durumlarda,siyasete doğrudan ve dolaylı taraf olanlar için en akıllı davranış ‘’zarif davranmaktır’’

Eğer Cumhurbaşkanı olmağa karar vermiş kişiyi engelleyecek gücünüz varsa ve bunu kesinlikle uygulamağa kararlıysanız,elinizdeki ağırlıkları gereğince kullanırsınız.Çoğunluğa sahip partinin birlikteliğini sorgulayabilirsiniz.Elinizde cumhurbaşkanı olmaya kararlı kişinin bundan vazgeçmesine sebep olacak bir belge varsa bunu açıklarsınız.

Yani siyasetten meşru ve geleneksel bütün yolları deneyebilirsiniz.Nitekim geçmişte bu yollar denendi.Ama beklenen sonuçlar elde edilemedi.Elinizde vazgeçirecek belge yoksa bari zarif davranınız.Birilerinin arkasında gölge boksu yapıp kendinizi yormaz ve sonuç alınması mümkün olmayan gerginlikler üreterek taraftarlarınızı da yormazsınız.

‘’ O kişi cumhurbaşkanı olamaz’’ diye söze başlayıp hiçbirisi bu oluşumu engelleyecek ağırlıkta olmayan gerekçe listeleri yapmazsınız.Ülkemizde 5 yıldır başbakanlık yapan kişinin, neden cumhurbaşkanı olamayacağını kanıtlayacak gerekçeler üretemediler.Sanki Özal,Demirel,Sezer ‘’tarafsız’’ cumhurbaşkanlarıymış gibi bundan sonraki cumhurbaşkanımızın da tarafsız bir kişi olması gerektiğini bile söylediler.

Muhalefet el altından darbe teşvikçiliği yapıyor.YÖK siyasi gündemli toplantı ayarlıyor.Yargıtay Başsavcılığı seçimleri öne alınıyor.Mahşeri kalabalıklar sadece birilerinin adaylığına bile tahammül edemeyeceklerini haykırıyor.Peki ama demokrasi geleneğimiz nerde?

Yani şimdi ne yapalım?milletin iradesini bir tarafa bırakıp azınlığın iradesiyle mi hareket edelim.Sonrada bu zorbalığa hiç içimiz burkulmadan ‘’Demokrasi’’diyeceğiz.

Bu ülkede yaşayan herkesin en büyük sorunu işsizlik ve güvenliktir.Bu hükümet maalesef bu konularda başarılı olamamıştır.Ama bu başarısız konularda bu hükümete yol gösterecek ve yön verecek bir muhalefette göremedik.Günlük çekişmeler ve her kötü olayın ön plana çıkarılmasıyla adeta güzel gelişmelere engel olmak istenmiştir.Bu anlayış geleceğimiz açısından tehlike olarak görülmelidir.Laiklik ve rejim tehlikesi vurgusu yapılarak birilerine işaret verilmek istenmesi çok mantıklı gelmiyor vatandaşımıza.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerin de uygulanacak toplantı yada karar yeter sayısı  ayrıca bir engelleme için kullanılmak istendiği görülmektedir.Hukuksal bir çalışma ne yazık ki siyasal amaçlar için kullanılmağa çalışılmaktadır.Bunların hukuki temellere uygun olup olmadıklarını hukukçular ve anayasal kurumlar karar verir ama bu kadar problemlerin içinde başka engellemeler koymağa çalışmak inandırıcı olmuyor.Hukuku zorlamak açıklarından faydalanmak bize has bir özellik olsa gerek.

Her şeye rağmen demokratik açılımlar ve kurallar içinde herkesin genel kabul görmüş birisinin en yüksek makama gelmesi en büyük dileğimizdir.Bunu beklerken bu makama kimlerin ne şekilde geleceği belli olan bir sistemi deşmek,ülkeyi kaosa sürüklemek kimseye fayda getirmez.

 
 
 
 ARŞİV
 
 MART 07 NİSAN 07 MAYIS 07
     
   
   

 

 

Karadeniz FM
BeOnAir Radio
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Trabzon'da Hava Durumu
 
Taşkıran Resmi Sitesi © Copyright - Tüm hakları saklıdır.