- Osman GÜN -

 

 
 E - Posta : oguen@t-online.de  

 

 

UNUTULANLAR

 

Düşünmek deyip geçmeyin. Düşünmenin de değişik biçimleri, vardır. Konuşmayı düşüncenin sözle ifadesidir noktasından hareket ederek; Herhangi bir olayı duygu ağırlıklı açıklamışsak çok yürekten konuştu denir. Olayları enine boyuna düşünerek gerçekçi ve objektif olmaya çalışmışsak akılcıl olduğumuz söylenir. Başkalarının söylediklerini ve düşüncelerini birebir e yakın aktarıyorsak karşımızdakilere, bize etki altında kaldığımız veya başkalarının aklı ile konuştuğumuz söylenir.

Kendimi bildim bileli olanaklarım ölçüsünde hep kendi aklımı kullanmayı yeğlemişimdir. Başkalarının düşündüklerinin beni zenginleştirmesine açık olmayı bir erdemlik, birilerinin güdümünde olmayı ise, kişiliksizlik saymışımdır. Olabildiğince bilimsel, mantıklı gerçekçi düşünmeye zorlamışımdır kendimi. Böyle olmak belki beni birtakım konularda başarılı kılmıştır ama en mutlu olduğum anlar aklımla yüreğimin birleştiği yani duyguların mantığın altında ezilmediği anlardır. Böyle zamanlarda hep yaşam biçimini sorgular günlük yaşamdaki koşuşturmacanın, mekanikliğin hayatımdan götürdüğü şeyleri düşünürüm. Hergün bakıpta göremediklerimin nekadar çok olduğunu ve bu göremediklerimin yaşam kalitemden alıp götürdüğü derinliği sezinlemeye çalışırım.

Günlük yaşantımızda karşılaştığımız bir çok olumlu veya olumsuz olayı değerlendirirken aklımızca birtakım eleştiriler yapar, kısaca değerlendirir ve pek bir iz bırakmadan geçip gider günlüğümüzden. Ama her zaman değil muhakkak. Öyle anlar vardır ki bakıp ta göremediğiniz şeylerin farkına varırsınız. Sizde öyle bir etki bırakır ki bu etkiye tepki göstermek arzusu hissedersiniz içinizde. Mantığınızın etkisiyle kendinizi kontrol edip sustuğunuzda sistemin bir parçası olmanın utanmışlığını duyarsınız içinizde.İşte bugün herhalde böyle aklımla yüreğimin seslerinin birleştiği bir gün olmalı ki gördüklerimi yazma gereğini duydum içimden.

Sitemizde oluşturduğumuz Unutulmayanlar bölümünü bir çok kez ziyaret ettim. Dergilerimizin hemen hemen tamamını okudum.Unutulmayanların arasında hiçbir Ninemize, Anamıza, Bacımıza rastlayamadım. Sanki unutulmamayı hak etmemişler gibi. Dergilerde gördüğüm resimlerin arasında hemen hemen aynı durum. Emekli bir Öğretmenimiz ve Hemşiremizden başka sanki sadece erkeklerden oluşmuş bir toplumuz.

Toplu resimlerde sadece bizler.

Biliyorum ki herbirimizin onlara duyduğu sevginin çok büyük olduğunu. Yaşantımızda ki yerlerinin kutsallığını ve bizlerin onların emeklerinin ürünü olduğumuzu bildiğimizi.

Aile içindeki konumlarını dışarıya taşıyamıyorlarsa eğer birşeyler doğru gitmiyor demektir. Bu durumu da ne Geleneklerimizle ne Dinimizle bağdaştıramıyor ve de açıklayamıyorum. Eğer ortada bir yanlış varsa ozaman bizler o yanlışı niye yapıyoruz.

Sitemim hiçkimseye değil, sitemim kadınlarımızın yeterince ifade edilmediği bir yaşam biçimini sanki doğalmış gibi kanıksamış, (kabullenmiş) olmamızadır. İnsan olmanın kriterleri arasında cinsiyetin bir faktör olduğuna şimdiye kadar hiç rastlamadım.

Hepinize sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir Yeniyıl dilerim.

 
 ARŞİV
 
 KASIM 03 ARALIK 03 ŞUBAT 04
 OCAK 05  
   
   
 
 

 

Karadeniz FM
BeOnAir Radio
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Trabzon'da Hava Durumu
 
Taşkıran Resmi Sitesi © Copyright - Tüm hakları saklıdır.