|
(Günümüzün bazı devlet adamlarıyla benzerlikleri yakalama keyfiyeti, okuyana bırakılmıştır)
FERİT PAŞA
- 1853 İstanbulunda doğdu. 1923 te Fransa (Nice) de öldü.
- Arnavut asıllı Seyyit İzzet Efendinin oğludur. (Aslen Hıristiyandır).
- Londra Elçilik Katibi iken Sultan Abdülmecitin dul kızı Mediha Sultanla evlendiği için Damad unvanını almıştır. Kayınbiraderi Sultan Vahdettin (VI. Mehmet) onu hiç sevmediği halde 4 Mart 1919 ile 17 Ekim 1920 tarihleri arasında 5 defa, toplam 13 ay süreyle hükümet kurmakla görevlendirmiştir.
- (F.P.) geniş kültüre sahip, batı hayranı, ileri görüşten mahrum, gururlu bir insandır. Devlet idaresi konusunda, bilgisiz, beceriksiz, keyfi icraatlar yaparak imparatorluğu yıkıma götürmüştür.
- İşgal altındaki memlekette, Tevfik Paşa, Ali Rıza Paşa, Salih Paşa kabineleri istifa etmiş, Kabine buhranı yaşanmış, hükümeti kurmaya kimse talip olmamış, F.P.ye verilmiştir.
F.P.nin İcraatlarından ve Hayatından Çarpıcı Notlar
Karısı, biraderi II. Abdülhamitten kocası F.P.yı Londra Sefaretine (Büyükelçiliğine) atamasını istemiş, Padişah bacısına hemşire, orası önemli yerdir, olmaz demiştir. Ancak karısının ana-baba bir kardeşi Vahdettin Sultan olunca (F.P.) mevki peşine düşmüştür. Daha önce İzzet Paşa kabinesinde bakanlık (Sadaret) teklif edildiğinde, ben yapamam tecrübem yok, dediği halde daha sonra başbakan olmuştur.
- Ahmet Reşit Paşa F. P. İçin o bir Donkişottur. Fakat hüsnüniyet ve endişeden yoksun bir Donkişottur. Demiştir.
- İzmir in işgali ile istifa edip tekrar hükümet kurmasının kendince gerekçesi, vatanın menfaati için, daha tecrübeli zevattan müteşekkil bir hükümet kurmakmış (!)
- Zamanında SERV Barış Antlaşması kabul olundu. (10 ağustos 1920). Kuva-i Milliyenin karşısına Kuva-i İnzibayiyeyi kurarak Anadoluya gönderdi. (Bunların büyük bir kısmı Kuva-i Milliyeye ittihak etti). Sevrin öncesinde PARİS Barış Konferansına kendi gitmiş, hiçbir sonuç alamadan dönmüştür. Görüşmeler kesildiği halde tatil için Pariste kalmak istemiştir. Heyetten Tevfik Paşa ve Reşit Paşa ile münakaşa etmiştir. Buna rağmen kararlaştırılan günden 2 gün
sonra Paristen Gülcemal Vapuru ile hareket edilmiştir. Daha sonra İstanbul’dan Paris’te kalan heyetin başkanına haber göndererek Sevri imzalamasını emretmiştir. Buna göre KÜRT ve ERMENİ devletlerinin temelleri atılıyordu.
- Şeyhülislam Haydari Zade İbrahim Efendi bir gün Padişah Vahdettine Eski sadrazamlar padişah uğruna kendilerini feda ederlerdi. Siz sadrazamınız (F. P.) uğruna kendinizi feda ediyorsunuz demiştir.
- (F.P.) nin vefatı üzerine Tevhid-i Efkar Gazetesinde Bilakis ne vatansever idi ve nede etkileyici ve azametli bir tavrı vardı denmiştir. Devamla Müteveffa Paşa namuslu ve vatanperver bir adam olsaydı, yalan söylemez, yüklendiği yükün ehli olmadığını söyleyerek çekilir ve vatanı mahvolma girdabına sokmazdı denmiştir.
- Ali Fuat Bey F.P. için Bu adam bir gün AK dediğine bir gün KARA derdi, esas fikrinin ne olduğu bilinmezdi demiştir.
- Halit Ziya F.P. için Adam öyle kendini beğenmiş ki, kendinden menfaat umanlar dışında kimse tarafından sevilmezdi. Bu yüzden de İttihat ve Terakki Cemiyeti de onu kendinden uzaklaştırmıştır... Bu zatın lehinde söyleyen bir kimseye tesadüf olunamaz... Bir kere mevkii ele geçirince, kendinden aşağı mevkidekilere eziyet ederdi Bakanlığa atandığında mütekait (emekli) paşalara haber göndermiş ve hepsini sıraya dizerek hal ve kıyafetlerine göre
bakanlıklara getirmiştir. Heybetlisini Harbiyeye, sakallısını Evkafa, mahalle bakkalına benzeyenini Ticarete getirmiştir. Bunlarla nasıl icraat yapacağını soranlara da her şeyi ben yapacağım demiştir. İlk kabinesinde kendisini destekleyen hürriyet ve ihtilafçılara yer vermesine rağmen kısa sürede onlardan uzaklaşıp emeklilere yönelmiştir.
- Tevfik Paşa der ki Boynuna mendil bağladığında kendisine yakışmadığını söylediğimde, Ali Paşa da mendil bağlardı. O sadrazam oldu dedi. Bende Demek ki mendil bağladığınızdan sizde sadrazam olacaksınız dedim. İnşallah olurum dedi.
- Lütfi Simavi Bey diyor ki Çok titiz olan Vahdettin F.P.nın şahsını hiç sevmediği gibi uzun tırnaklarından nefret eder tiksinirdi.
- F.P. Londraya dindar gitti. Müslüman düşmanı olarak döndü.
- Rıza Nur’a göre bedeni temiz olanın kalbi de temizdir. Zahiri pis olanın batını da pis olur. Uzun tırnak ancak kirli kafayı kaşır. (F.P.nın tırnakları her zaman uzundu).
- Lütfi Simavi Bey der ki F.P.nın resmi bir satır yazısına rastlanmaz. Havale olunan yazının arkasına bile bir şey yazmazdı. Çok az konuşmasını da başkaları yazardı.
- F.P. birkaç lisana vakıf idi. Kitap okumuştur ancak istifade edememiştir. Okumak doğru yolu bulmak içindir. Fakat fıtratı buna müsait olmayanlar doğru yolu bulamazlar, (Lütfi Simavi Beyin kanaati).
- F.P. Damad olduğunda, önce Şurai devlet üyeliğine (Danıştay üyeliğine) getirilmiş, sonra 33 yaşında başbakan olmuştur.
- Yunanlıları tatmin için 20 Nisan 1920de bir tebliğ yayınlayarak, Kurtuluş Savaşının bastırılıp, M. Kemal ve arkadaşlarının yok edileceğini söylemiştir. Bunu sağlamak için Şeyhülislam Abdullah Beyden fetvalar almıştır.
- Yunanlılar Sevrin şartlarını bile az bularak milli mücadelecilerin dağıtılmasını istemiştir. Bunun üzerine Sevr görüşmelerine katılan heyet başkanı TEVFİK PAŞA şartların müstakil bir devlet anlayışı ile bağdaşmadığından heyetten çekilir. Heyet başkanlığına Başbakan F.P. talip olur ve ancak gülünç tavsiyelerle yurda döner. Daha sonra Sevri kabul etmesi için Bağdatlı Hadi Paşaya talimat verir. Anlaşma 10 Ağustos 1920de imzalanır.
- Kuva-i İnzibatiyenin Kuva-i Milliyeye katılması üzerine Avrupaya gider Niceye yerleşir. Garip bir tecellidir ki, Kuva-i Milliyenin İstanbula yerleştiği gün olan 6 Ekim 1923te Nice de ölmüştür. |