|
Osmanlı idaresi sırasında bir “Aynaroz vergisi” vardı. Halkidikya yarımadasındaki manastırlara ait olan çiftliklerin âşarına karşılık alınan, yıllık imtiyazlı bir vergi idi bu. Bu imtiyaz, I.Murad’ın verdiği, II. Selim’in de onayladığı bir imtiyazdı.Şimdi bu da nereden çıktı demeyiniz? İlginç bir konu.En azından “Tarihin bir tekerrür” olduğunu ispat etmesi bakımından ilginç.Aynaroz, bugün siyasi bakımdan
Yunanistan’a, kilise hukuku açısından ise İstanbul Patrikliği’ne bağlı, özerk bir cumhuriyet.Hikâyemize başlayabiliriz artık.Yıl 1878’dir.Osmanlı, en zor günlerini yaşamaktadır.Silah altında 600 bin asker dört bir yanda savaşmakta, Ruslarla yapılan savaşlarda sürekli mağlubiyetler alınmaktadır. Askerin mühimmat, gıda ve diğer harcamaları için Birinci Mebusan Meclisi sürekli devletin istediği ödenekleri tartışmaktadır. Devletin beyni olan İstanbul’da
bile sokaklar aç, salgın hastalıkların pençesinde kıvranan mültecilerle doludur. Anadolu ise gerçekten karnı sırtına yapışmış insanların yurdu haline gelmiştir.İşte bu ortamda Hıristiyanlar, özellikle de Ortodokslar için kutsal olan Aynaroz, Osmanlı’yı sırtından ve bağrından hançerleyen Ruslarla işbirliği içerisindedir. Ruslar ise kendilerini Aynaroz’daki Ortadokslar’ın hamisi görmektedir.Böyle bir ortamda Meclisi Mebusan’ın gündeminde, “Aynaroz’a
gönderilecek has un ve peksimet meselesi” vardır. Encümenin layihası, “Aynaroz’a has un ve peksimetin İzmir ve Midilli’den gönderilmesi” yönündedir.Mazbata meclise sunulunca Sivas Mebusu söz alır:“- Bu Aynaroz meselesi de devletin başına gaile oldu. Harp içinde halkın ekmeğini bulamaz ve İstanbul ile cümle muhitteki vilayetler muhacir kafileleri ile dolu iken, Papazların has ununu düşünmek reva mıdır? Bu adamlar Devleti Aliyye’nin tebası ise, cümlemiz
gibi mahrumiyete katlansınlar, yok değil iseler, her kimin emeline hizmet ediyorlarsa ol taraf kendilerine has un ve beyaz peksimet göndersin...”Evet, o gün; Osmanlı’ya saldıran Ruslarla işbirliği içerisindeki Aynaroz papazlarına Osmanlı Meclisi nasıl has un ve beyaz ekmek gönderirim diye çırpınmakta ise...Bugün de, devlet içinde devlet kurmak isteyen ve bir özerk cumhuriyet olarak dini bakımdan kendisine bağlı Aynaroz gibi Türkiye aleyhindeki
odaklarla işbirliği halinde olan İstanbul Fener Rum Partikhanesi mutlu olsun diye, TBMM, Heybeliada Ruhban Okulu’nu açabilmenin yollarını bulmak için çırpınıyor...Oysa Türkiye’de okulsuz milyonlarca öğrenci var...İşsizlik, bıçak kemiğe dayandı dedirtecek boyutlarda.Nüfusun ekseriyeti yokluk, hatta açlık sınırında...1878’de İstanbul sokaklarını dolduran mültecilerden çok Anyaroz papazlarına ilgi gösterilmesi gibi bugün de Türk’ün derdine deva olacak
insanlara değil, Türkiye’yi her gittiği yerde şikâyet eden patrik Bartholomeos’a ilgi gösteriliyor.Mesela, Kars’ta yatırımını büyütmek için Erdoğan’la beş dakika görüşmek isteyen bir işadamı bunu başaramıyor. Bir yıl önce gazeteye ilân vererek görüşme talebinin basın yoluyla Erdoğan’a ulaşmasını sağlıyor. Ama yine kabul edilmiyor. Bir yıl sonra yine gazetelere ilan verip yalvarıyor. Başbakanım ne olur bana beş dakika ayır, yatırım yapacağım, üretim
yapacağım diyor.Ama ses yok.Oysa Patrik Ankara’ya geldiğinde kendisini Bakanlar karşılıyor, Başbakanla istediği zaman görüşebiliyor.Osmanlı, Aynazor kadılarına beyaz un ve peksimet yedirdiği halde dağılmaktan kurtulamadı. Patrik’e gösterilen kolaylık ve sağlanan imkânlar, ekonomik ve siyasi bakımdan boğulmakta olan Türkiye’ye AB’nin bir oksijen sağlaması için yapılıyor olabilir.Oysa bu delikler, oksijen değil, yılan delikleridir.Ve o deliklerden aynı
yılan Türk’ü ısırıp duruyor.Ne var ki bugün 1878’deki Meclis’te olduğu gibi bir milletvekili çıkıp, “Nedir bu patrikten çektiğimiz. Biz ne halde isek o da o halde yaşamayı kabul etmeli. Aksi takdirde kimin kılıcını sallıyorsa onun toprağına defolup gitmelidir” demiyor, diyemiyor.Bir şey daha, evet, acı bir şey daha...1878’de halk hasta ve açken Aynaroz papazlarına beyaz un ve peksimet teminine karşı çıkan Sivas mebusu, bir Ermeni idi.Bugün Bartholomeos
için 1878’deki Ermeni kadar sesini yükseltecek AKP’li bir Türk milletvekili arıyoruz. |