- Nail ÇELEBİ -

 

 
 E - Posta : nailcelebi@nailcelebi.gen.tr  

 

 

KİMLİK

 

Kişisel kimlik bunalımlarını, milletin buhranı imiş gibi olur olmaz her yerde dillendiren mevcut siyasal iktidar ve bu yapının en başındaki şahsın Diyarbakır’ da yapmış olduğu “Bu ülkede bir çok etnik grup vardır. Bunların hepsi alt kimliktir. Bizi birbirimize bağlayan bağ T.C Anayasal Vatandaşlığıdır. Üst kimliğimiz budur.”  şeklindeki –kerameti kendinden menkul- tuhaf açıklamasından sonra, isminin önünde akademik sıfat taşıyan kelli felli, eli kalem tutan bir yığın insan, işi gücü bıraktı “alt kimlik-üst kimlik” konusunu tartışmaya başladı.Hatta bu konu o kadar çok konuşuldu ve o kadar çok cılkı çıktı ki, reytinglerinin düştüğünü gören magazin basını bile Hülya AVŞAR’ ından, Yılmaz ERDOĞAN’ ına kadar pek çok popüler insana bu konuyla ilgili sorular sordu.Başbakan henüz TÜRKİYELİLİK kavramını ilk telaffuz ettiğinde, bu kavramın PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün 7. Kongre kararlarından olduğu birçok medya guruplarında yazılmış ve bilerek ya da bilmeyerek mevcut siyasal iktidarın terör örgütünün paralelinde bir söylem geliştirdiğini ifade edilmiştir.Bebek katilinin, “kimlik tartışması”  ülke gündemine düşer düşmez, örgütü karargah haline dönüştürdüğü İmralı’dan yönetip yönetmediği ile ilgili ifadesinin alınması ve bu vesile ile Savcıya aktardığı her sözcüğün gazete manşetlerine taşınmasının elbette bir sebebi olmalıydı.Dikkatlerimizden kaçmayan bu ilginç  zamanlama ile, Başbakan’ ın kimlik tartışmasını ülke gündemine sokmasından birkaç gün sonra savcılık tarafından ifadesi alınan terörist başı da “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını, anayasal üst kimlik olarak kabul ediyoruz. Alt kültürel kimliklerinin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Başbakan’ın açıklamalarını olumlu buluyorum. Başbakan’ın kullandığı kavramları daha önce ben kullanmıştım, bu kavramlar bana aittir.”  diyerek mevcut siyasal iktidarın kendi  söylemlerinden alınmış tek kavramın TÜRKİYE’LİLİK KAVRAMI olmadığını da açıklamış oldu.Peki  bu tablo karşısında sormak gerekmezmi?.........Gaziantep’ de “AB uğruna ülkemi peşkeş çeken Başbakan utansın”  diyerek başı dik yürüyen baba ne için şehit verdi evladını?İki yiğit evladını kara toprağa sunan Niğde de yürekler neden yandı? Şehidimizin dedesi “Allah aşkına beni de gönderin”  diye Neden haykırıyordu?.. Ağrı da ay-yıldızlı al bayrağımıza sarılı şehit oğlunun başında Kürtçe ağıtlar yakan ana ne için ağlıyordu?Herkes şundan emin olsun ki; ne canlarını kara toprağa sunan şehit ailelerinin, ne vatan için, bayrak için canlarını veren şehitleri uğurlamaya gelen on binlerin ve ne de türlü imkansızlıklar nedeniyle zahiren orada olamasalar bile yürekleri ile “varız, buradayız” diyen milyonların kimlik problemi yoktur…“Bu millet mazide TÜRK’ tü, halde TÜRK’ tür ve ebediyen TÜRK kalacaktır”  Alt kimlik – Üst kimlik tartışmasını ülke gündemine taşıyanlara gelince…Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Ve her hukuk devletinde olduğu gibi bir anayasası vardır. Ve o anayasa der ki; (Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer)

Kanun No. : 2709                                                                                    Kabul Tarihi :  7.11.1982

I. Türk vatandaşlığı

MADDE 66. – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk' tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk' tür. (Son cümle mülga: 3.10.2001-4709/23 md.) Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.Bugün kıblelerini Brüksel’ e çevirenlerin daha birkaç yıl önce “AB bir hristiyan kulübüdür. AB’ ye hayır”  kampanyaları yürüttükleri düşünülürse kimlik bunalımı yaşamalarının gayet normal olduğu daha iyi anlaşılır. Diyarbakır’ da KÜRTÇÜ, Konya’ da İSLAMCI, Yozgat’ ta TÜRKÇÜ, olanlar elbette bir kimlik arayışına gireceklerdir.Bize gelince.. Çok şükür adımız da belli, soyumuz da, kimliğimiz de…  TÜRKE VUR YETER !...........Bizim memlekette, “aydınlık„ kolay, Her fırsatta yüklen, Türke vur yeter.Boşuna düşünme, varsa bir olay, Hemencecik Türkü, suçlu gör yeter. Sade sahneye bak, arkayı görme, Yediğin üzümün, bağını sorma, İlimle uğraşıp, kendini yorma, Vatansız medyaya, postu ser yeter.Kiliseye uğra, papaz eli tut, Çağdaşlık adına, havraya da git, Yobaz derler sonra, aman dikkat et, Camiden, imamdan, uzak dur yeter.AB’yi alkışla, Turana saldır, Türkü hiç düşünme, Batıyı güldür, Terini dökmeden, küpünü doldur, Sen kuyruk sallarken, çıkan ter yeter.Batı Trakyayı, ağzına alma, Hocali, Kerkükte, ne oldu, bilme, Türke yapılandan, rahatsız olma, Kürtlere küçük bir, devlet kur yeter.Mozaik lafıyla, milleti kandır, Manâya makas at, bir kuşa döndür, Etnik zırvalarla, kafa bulandır, Türke sadece alt, kimlik ver yeter.Sebebini görme, mecburi göçün, Gönüllü düdük ol, Ermeni için, Tümünü yükleyip, Denktaş’a suçun, Kolları açarak, Rum’u sar yeter.Fikrin tükenirde, beynin durursa, Aydınlığın, açmazlara girerse, Yüreğin bir yerden, ilham ararsa, Pentagondan ışık, Bush’tan pir yeter.Meydan boş olsada, dikkat et aman, Ortaya çökmeden, isyan, toz, duman, Milletin uykudan, uyandığı an, Vaktinde kirişi, burdan kır yeter .

 
 
 

 

Karadeniz FM
BeOnAir Radio
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Trabzon'da Hava Durumu
 
Taşkıran Resmi Sitesi © Copyright - Tüm hakları saklıdır.