|
Beldemiz insanının tarih içindeki bilgi iletişimi ve nesiller arası aktarımı farklı safhalar geçirmiştir. Cumhuriyetin ilanından önce ve sonrası ile 2000 li yılların sonunda iletişim farklı olmuştur. Cumhuriyet öncesi, beldemizde o zamanın geçerli olan eğitim müesseselerinden medreselerde eğitim veriliyordu. Bu
kurumlardan temel İslam bilgilerinin verildiği bugünün ilkokul ayarı olan sibyan okulları ve daha ileri derecede fıkıh bilgilerini veren kademelerden oluşmaktaydı.
Bu okul türü bilindiği gibi Türkiye’nin her tarafında kaldırıldığı için bugünkü eğitim sistemine geçilmiştir.
Bugün üzerinde duracağımız konu okul dışı eğitimin ve bilgi iletişimi olacaktır . Zaman içinde bölge insanının karakterinin oluşmasında okul dışı eğitimin büyük rol oynadığını görürüz. Okur yazarlığı olmayan ve bu zamanda sayıları az kalan yaşları 70‘ in üzerinde olan hanım teyzelerimizin olaylara bakışı bir çok
kültürlü insandan daha isabetli olduğuna şahit olmuşumdur. Bölgemiz 1950 yıllarına kadar ekonomik bakımından hemen hemen dışa kapalı durumda idi. İş imkanı olmadığı için herkes kendi arazisi ve hayvanından elde edebileceği gelir ile idaresini sağlamak zorunda idi. Erkeklerin askerlik dışında, hanımların ise belli bir resmi iş yada satın alması gereken bir malzemeyi elde etmenin haricinde bölgeden ayrılmadıkları bilinir. Bu ihtiyaçlarını karşılamak için
de en çok gittikleri uzaklık bağlı olduğumuz kasaba olurdu. Bu merkezler 1948 öncesi Of, sonrası şimdiki Çaykara’dır.
Bölgenin coğrafi durumu göz önüne alınırsa adı geçen kasabaların bulunduğu vadi tabanı, dar V harfini andırır. Vadinin tabanı sıfır genişlikte gökyüzünde de görebilecekleri alan kuş uçuşu 10-15 km, denizden en yüksek yaylalara kadar uzaklığı da 40-50 km dolaylarındadır.
Bu kadar dar bir coğrafi alan içinde yaşlı sayacağımız , hiçbir eğitim almamış bu insanların fikri olgunluklarına hayran olmamak mümkün değildir.
Konuyu geniş düşündüğümüzde bu etraflı görüşün nesiller arası iletişimin aile içi ilişkiler ve bilge kabul edilen şahıslara yapıldığı görülür.
Benim tanıdığım, birçoklarının da şimdi hayatta olmayan dede ve ninelerin bir konuyu sorduğumda cevapları genelde şöyle olurdu. Bu sorduğunuz konuyu dedemden , baba annen yada anne annem veya mahallenin bilgili bilinen kişiden şu şekilde duydum der ve duyduğu olayı en ince tarafına kadar söyleyebileceği ve belgelerle
anlatırlardı. Genelde tatmin edici açıklamalar olarak gördüm.
Bu bilgi aktarımının aile olması kolay olabilirdi . Çünkü aileler çoğu zaman dede- nine torunların beraber yaşadığı bir topluluktu. Ancak aileler arası bilgi iletişimi de bölgenin yaşama şartlarından kaynaklan bir yöntemle yapıldığını görüyoruz.
Bunu şu şekilde açıklamak mümkündür: Bilindiği gibi bölgemizde yerleşim merkezleri köy, mezra ve yaylalardan oluşur. Yukarıda söylediğimiz tarihlerde araba yolu olmadığı için söz konusu üç yerleşim (köy mezra ve yayla) arasında ulaşım yaya olarak yapılır ve bir çok merkezler arası (köy yayla) ulaşım 8-10 saat hatta
daha fazla bir zaman sürerdi. Bu yolculukta gençler tecrübeli birisinin kontrolünde bir yerden bir yere giderlerdi. Bu uzun zaman içinde arada verilen molalar ve hareket halinde iken tecrübeliler hayatta gördükleri iyi- kötü ne gibi olaylarla karşılaşmışlarsa hepsini anlatır , nükteler yapar, ata sözleri söyler ve gençleri aydınlatırlardı.
Yaşlıların gençlere karşı sevgi ve koruculuğu yanında gençlerin de yaşlılara karşı son derece saygılı davrandıkları ve hatta o günlere ait bir çok saygı davranışı olarak kabul edilen hareketleri yadırgadığımı itiraf etmeliyim. İnsanlar arasındaki bu sıcak ilişki sadece sosyal hayatla kısıtlı kalmıyordu. Sanat yönünden
önemli olan bilgiler de gençlere aktarılıyordu. Bölgede öncelikle marangozluk, taşçılık, demircilik, kalaycılık gibi bölge insanına temel ihtiyaçlarını karşılayan meslekler yapılıyor ve gençlere öğretiliyordu. Temel ihtiyaçlar için dışarıdan bir zanaatkarın bölgemizde gelip çalıştığını hiç kimse duymamıştır. Bu ihtiyaçlar kapalı ekonomi gereği tamamıyla belde içinden karşılanırdı.
Bugün en modern iletişim yolu olan internetle bilgi ulaşımı sağlanıyor. Nine ve dedeleri bilgilerini yukarıda izah edildiği gibi birbirlerine aktaran kişilerin torunları bu gün internet iletişiminde öncülükler yapar durumda olmaları sevindirici bir durumdur. Bu açıdan konu ile uğraşan gençlerimizi kutlar başarılarının
devamlı olmasını, kendilerinden sonra gelecek nesillere yazılı belgelerle kültürlerini aktarmalarını ve tarihlerini unutmamalarını her zaman bir önceki gün veya yıldan daha iyi işler üretmelerini, bir birlerini sevmeleri ve iş birliği içinde çalışmalarını dilerim.
Onların okulları kitapları yoktu fakat arif idiler . Biz bilgi çağındayız ne olmamız gerektiğine beyin jimnastiği yapmalıyız. |