|
Mikdat Bal yöremizin yaşayan en büyük şairlerinden biri…
Yöre şiir dilini ve Türk Edebiyatı hece vezni kaidelerini çok ustaca kullanan bir şair. Vereceğimiz şiir örneklerinde bu ustalığı hepimiz müşahade edeceğiz inşallah. Şairliği, –hayat hikayesinde de okuyacağımız gibi- silsile yoluyla devralmış. Dedesi ve babası da yörenin tanınmış şairlerinden. Ben, Üstad’ı “ÇAYKARAYA SİTEM” şiiriyle tanıdım. Şimdi lafı daha fazla uzatmadan Üstad Mikdat Bal’ın lütfedip bana gönderdiği hayat hikayesini ve o mükemmel
şiirlerinden misaller arz ediyorum…
1954 şubat ayında Çaykara’nın Eğridere köyünde dünyaya geldim İlkokulu köyümde okuduktan sonra Hafızlığa başladım ve hafız oldum. 70 -74 yılları arası Çaykara’da Arapça eğitimi gördüm. 74-76 arası Askerlik ve 26 yılından beri Hollanda da ikamet ediyorum.Şiir yazmaya çok küçük yaşta başladım yani Babam Aşık Mustafa Bal’ın bir nevi sekreteri idim. Onun şiirlerini yaza yaza ben de şair oldum. Farkına ancak askerde vardım.O da şöyle oldu bir Tüfek çalındı ve ben
de o olayı kaleme aldım. ondan sonra artık ok yaydan fırladı ve o gün bu gün arada sırada yazıyorum. Şiirlerim çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandığı gibi bazı şiir kitaplarında da rastlıyorum. Tahsil durumum Türkiye’de ilkokul Hollanda’da dışardan Lise ayarında Havo dedikleri bir okulu bitirdim.
Sonra üniversite imtihanlarını kazandım ve üniversiteye girdim Bu arada da çalışmaya hiç ara vermedim hem iş hem okul ikisini bir yaptım. Hollanda dilini ,İngilizce ve Arapça’yı biliyorum. Ayrıca Rumca bildiğimiz için Yunanca’yı çok kolay kavradım. Şu anda Hollanda da bir kuruluşta Danışman ve Tercüman olarak çalışmaktayım Şiirlerimin bazısı kurmuş olduğum site de yayındadır. Evli beş çocuk babasıyım.
Dedem şair idi Babam ozan ben de onları takip eden bir borazan (Üstad’ın şiirlerini okuduktan sonra “borazan” ifadesinin alçakgönüllülük ve tevazudan ibaret olduğunu göreceksiniz.)
Üstad’ın hemen her konuda şiirleri var. Hasret ve gurbet şiirlerinde olduğu gibi menkıbeler, güzelleme ve taşlamalarda da ustalığın zirvesinde… hepsinden misaller arz edeceğim. Ama önce hasret ve gurbet şiirleri…
ÇAYKARAYA SİTEM
Selam sana Çaykara’m, selam gurbet elinden
Şimdi hasretim sana,kaçtıydım evvelinden
Methini çok okudum aşıkların dilinden
Ben sana doyamadım,sen beni doyurmadın
Mecburi göç eyledim sebebini sormadın
Korkarım benim için bir mezar ayırmadın.
Sende doğdum büyüdüm senin suyunu içtim
Yollarında dolaştım köprülerinden geçtim
Elbisem kırk yamalı yarı tok yarı açtım
Ben sana doyamadım sen beni doyurmadın
Göçeli yıllar oldu hali nice sormadın
Korkarım benim için bir mezar ayırmadın
Kendinde saklıyorsun bütün sevdiklerimi
Düşün gurbet ellerde neler çektiklerimi
Anlatsam üzülürsün bütün bildiklerimi
Ben sana doyamadım sen beni doyurmadın
Göçeli yıllar oldu hali nice sormadın
Korkarım benim için bir mezar ayırmadın
Yaylaların çok güzel temizdir suyun havan
Çok yaylacılık yaptım kışın yemekler yavan
Çiçekler açıp solar ne petek var ne kovan
Ben sana doyamadım sen beni doyurmadın
Ele saldın Çaykara’m daha beni sormadın
Korkarım benim için bir mezar ayırmadın
Ömrümün baharını sinende yaşamadım
Kaç sene oldu seni gezip dolaşamadım
Kabul mü etmiyorsun sana ulaşamadım
Ben sana doyamadım sen beni doyurmadın
Bana hep gel diyorsun hiç kendin buyurmadın
Korkarım benim için bir mezar ayırmadın
Mikdattır benim adım Eğrideredir köyüm
Sayım olur saymazlar seçimde yoktur oyum
Burada yabancıyım orada bilmem neyim
Yatacak yerim de yok bir mezar ayırmadın
Ele saldın Çaykaram sen beni doyurmadın
Göçeli yıllar oldu nice oldu sormadın.
MEKTUP
Selam ile başlamak sözlerin ilk başıdır
Şiirle mektup yazmak aşıkların işidir
Bizi dertlere sokan dünyanın telaşıdır
Herkeste ayrı dert var,dertsiz var mı acaba
Murat ettim halini ahvalini sormayı
Gurbet elde özledim hem anne hem babayı
Kaç yıldır göremedim özledim akrabayı
Bu garip memlekette gönüldaşım merhaba
Gönlüm hep hasret dolu varamadım silaya
Komşular dertten bilmez alır beni alaya
Dünya ibretle dolu şaşarım her olaya
Hala uyanamadım yine gönlün haraba
Ömrümü heder ettim bir adam olamadım
Ilim denen deryadan nasibim alamadım
Çok uğraştım bu yolda umduğum bulamadım
Senelerce okudum çıkamadım mihraba
Yirmi üç yaşındayken geldiydim Hollandaya
O zaman zanettiydim yeni geldim dünyaya
Yıllar geçti burdayım günleri saya saya
Tek geldim ama şimdi oldum koca akraba
Külfet çoktur bu yüzden dertler hiç bitmez oldu
Yoruldum artık, sırtım ağır yük çekmez oldu
Kumanya kira derken aylığım yetmez oldu
Bir kaç çift ayakkabı bir kaç çift de çoraba
Bu Avrupa’nın sonu geldi de geçti artık
Ya dönüş,ya da ölüm en son durağa vardık
Ömrümüz heder oldu istikbal mi kurtardık
Kazandık üç beş kuruş hep yatırdık türaba (toprak)
Niceleri var burda dünyaları yıkıldı
Dost diye bir avrada köle gibi takıldı
Evde huzur bulmadı kahvelere tıkıldı
O da kazandığını hep yatırdı şaraba
Kimi para topladı vermiyor zekatını
Düşküne yardım etmez fakire imdadını
Sorsan çıkarmak ister zenginliğin tadını
Köyde eşeği yoktu şimdi biner araba
SENDEN UZAK NASIL
YAŞARIM KÖYÜM
Ne güzeldir Eğriderem yolların
Akar tatlı pınarların suların
Ne serindir tepelerin dağların
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
Ormanların vardır gürgenli çamlı
Yaylaların vardır obalı damlı
Yiğitlerin vardır efkarlı gamlı
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
Yedi mahalledir eğrideremiz
Çok eskidir ananemiz,töremiz
Dilden dile destanlıktır yöremiz
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
Şersa mahallesi küçük yaylacık
Orta mahalle,armutluk,ovacık
Yeni mahallenin yolları balcık
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
Yaylasında koyun kuzu meleşir
Düzlerinde gençler oynar,eğleşir
Gürgenlikte yaylacılar birleşir
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
Mikdat der ki dertliyim yaram derin
Göğe bakan tepelerin pek serin
Güzel köyüm bulmadım senden şirin
Senden uzak nasıl yaşarım köyüm
ÖZ YURDUM
Diyarı gurbete düştüm düşeli
Öz yurdumun kıymetini anladım
Hasret ateşiyle piştim pişeli
Öz yurdumun kıymetini anladım
Fakir idim lakin sıhhatim vardı
Komşularım bana yardım yapardı
Onlara sı rt dönmem aslı inkardı
Öz yurdumun kıymetini anladım
Hoş gelmiştim,boş geri salıyorlar
İş yok diye bahane buluyorlar
Bütün haklarımızı alıyorlar
Öz yurdumun kıymetini anladım
Misafirdim şimdi oldum yabancı
Aradayım ne yolcuyum ne hancı
Geri dönsem bana derler Almancı
Öz yurdumun kıymetini anladım
Göçmen derler göçmen kuş olamadım
Baharım son buldu kış olamadım
Eloğluna hala hoş olamadım
Öz yurdumun kıymetini anladım
Hayallerim uçup gittikten sonra
Gurbet elde neler çektikten sonra
Gençliğimi heder ettikten sonra
Öz yurdumun kıymetini anladım
Bunca yıldır haksızlığa katlandım
Bir fidandım ezildim sakatlandım
Mikdat idim soyadımla adlandım
Öz yurdumun kıymetini anladım
BU GURBET
Ömrümüz geçiyor garip bir yerde
Saçıma ak düştü,gözüme perde
Bu gurbet düşürdü beni bin derde
Geçmişi, mazimi anar ağlarım
Bu gurbet başıma bak neler açtı
Nice arkadaşım bekaya göçtü
Gençlik elden gitti hayaller uçtu
Boş geçen ömrüme yanar ağlarım
Bu gurbet insanı mezara sokar
Ayrılık ateşi canımı yakar
Hasret ateşiyle göz yaşım akar
Gözümün yaşıyle kanar ağlarım
Mikdatım özlemle şiir yazarım
Dünya yı istemem ondan bizarım
Tek arzum ülkemde olsun mezarım
Böyle bir akıbet sanar ağlarım
ÖZLERUM
Özlerum Ğorğorasi
Her şeyumdur orasi
Yureğumun yarasi
Şifa bulacak midur
Her tarafi güzeldur
Ona sevgim ezeldur
Köyümüz çok özeldur
Böyle kalacak midur
Hep göç etti insanlar
Sinek avlar dükkanlar
Dikildi apartmanlar
Şehir olacak midur
Eskiden hiç yok idi
Tek dükkanci Tok idi
İnsanlari çok idi
Gene dolacak midur
Nufusuyla çoşandı
Buyuk göçler yaşandi
Okul bile boşandi
Zili çalacak midur
Eski topluluk hani
Boştur camenun yani
Hoca okur ezani
Kimse kılacak midur
Dışardan var geleni
Şenlenur yeni yeni
Ezrail Bu yıl beni
Gelup alacak midur
Mikdat Bal soyler ağlar
Aklıma vurur dağlar
Acap beni gavurlar
Canli salacak midur
TÜRKİYE CENNET
Türkiye cennet gibi buna itirazım yok
Gerçeği yazacağım kimsye garazım yok
O büyük Türkiye de mülküm yok arazim yok
Hal böyleyken yurdumu her kes kadar severim
Severim her kökenden her bir vatandaşını
Laz,Boşnak, Arnavut’u, Kürt,Çerkez, dadaşını
Her zerre toprağını çakılını taşını
Yurdumu milletimi her kes kadar severim
Uzağım vatanımdan dışarda yaşıyorum
Yıllardır hasretiyle yanıp tutuşuyorum
Ona ulaşmak için ülkeler aşıyorum
Türkiye’mde tatili her kes kadar severim
Bir öz eleştirim var cennet vatanım için
Bunu anlamak için gümrüklerden bir geçin
Her yer Zebani dolu Melekleri az,niçin?
Hal böyleyken yurdumu herkesten çok severim
Mikdat Bal der yurdumun her şeyini özlerim
Hasretim her şeyine her gün onu izlerim
Umarım zarar vermez kimseye bu sözlerim
Yurdumu milletimi özümden çok severim
KAHROLUYORUZ..
Kalmadı vefa,Çoğaldı cefa,Günde bin defa
Kahroluyoruz.
Hep kötü niyet,Bozuk cemiyet,Kalktı emniyet
Kahroluyoruz.
İnsanlık öldü,Sonumuz geldi,Alçak yüceldi.
Kahroluyoruz.
Çoktur zalimler,Azdır halimler,Suskun alimler
Kahroluyoruz.
Riyalı amel,Hep gizli emel,Bozuk bu temel,
Kahroluyoruz.
Dünya hep yalan,arda bu kalan,düdüktür çalan
Kahroluyoruz.
Atıldı mana,Dövülür ana,Kıyılır cana
Kahroluyoruz.
Ecdat horlandı,Geçim zorlandı,Bütçe darlandı
Kahroluyoruz.
Bozuldu düzen,Dünya bir kazan,İnsandır azan
Kahroluyoruz.
Nesil şuursuz,Kalpleri nursuz,Dünya huzursuz
Kahroluyoruz.
Ar edep nerde,Yırtıldı perde,Nimetler yerde
Kahroluyoruz.
Yakındır zeval,Bakarız aval,okuruz maval
Kahroluyoruz.
Mikdat’ım ismen,işçiyim resmen,Uyansak kısmen
Kahroluyoruz.
YENİ NESLİMİZ
Yat dersin yatmaz Kalk dersin kalkmaz Kahveden çıkmaz
Yeni neslimiz
Azdır saygısı Onun kaygısı Gündüz uykusu
Yeni neslimiz
,İsraf mı israf Fuzuli masraf Yetişir saf saf
Yeni neslimiz
Babaya asi Ağlar anası Yoktur tasası
Yeni neslimiz
İşleri boştur Işığı loştur Çoğu sarhoştur
Yeni neslimiz
Ne bulsa içer Kendinden geçer Yanlış dost seçer
Yeni neslimiz
Bozuktur hali Yok istikbali Robot misali
Yeni neslimiz
Başı dalgalı Burnu halkalı Keçi sakallı
Yeni neslimiz
Söylersen kızar Bıraksan azar Her günü Pazar
Yeni neslimiz
İşi ayazdır Sesi avazdır Saygısı azdır
Yeni neslimiz
Mikdat der acı Babası hacı Kız gibi sacı
Yeni neslimiz
O KAFA
Hayır dersin her hamleye
Muhalifsin bil cümleye
Maliksin bir hoş kelleye!
Baş mı, taş mı,boş mu nedir?
Her şeye karışıyorsun
Bir alemde yaşıyorsun
Kafa diye taşıyorsun
Baş mı, taş mı, boş mu nedir?
Havalardasın düş’ünce
Parçalanırsın düşünce!
Sende hiç yok mu düşünce?
Baş mı, taş mı,boş mu nedir?
Sapık fikre uyuyorsun
Ne aydını,uyuyorsun!
Bulduğunu koyuyorsun
Baş mı, taş mı, boş mu nedir?
Yok mu senin idealin?
Kendine gel, ne bu halin?
Kullansana kendi malın
Baş mı, taş mı, boş mu nedir?
Mikdat baldır benim adım
Kıracaktım kıyamadım
Henüz teşhis koyamadım
Baş mı, taş mı, boş mu nedir?
ÇEKİL DE
BİLENLER
GELSİN
Yapacağım derken yıkma
Her taşın aldından çıkma
Boş yere canını sıkma
Çekil de bilenler gelsin
Durup durup adres sorma
Aklın almaz kafa yorma
O makamda boşa durma
Çekil de bilenler gelsin
İyi niyet kafi gelmez
Çok alim var lafı bilmez
Rehberin etrafı bilmez
Çekil de bilenler gelsin
Kaptansın lakin acemi
Laf ile yürümez gemi
Kabul eyle dilekçemi
Çekil de bilenler gelsin
Mikdat Bal der anlayana
İşin ehli olmayana
Yalvarırım yana yana
Çekil de bilenler gelsin
KELEBEK
GÖZLÜ AYDINLAR
Defolsunlar bu diyardan
Artık bıktık istismardan
Seçemezler nur’u nardan
Kelebek gözlü aydınlar
Sorarsan zulmetten kaçar
Ateş dıştan ışık saçar
Zanneder ki nura uçar
Kelebek gözlü aydınlar
Şartlıdırlar dönemezler
İleriyi bilemezler
Tehlikeyi göremezler
Kelebek gözlü aydınlar
Neden bizleri aldatsın
Nur mu nar mı gitsin baksın
Önce kendileri tatsın
Kelebek gözlü aydınlar
Girerler türlü boya ya
Konuşmazlar bedava ya
Zehir saçarlar hava ya
Kelebek gözlü aydınlar
Tarih tekerrürdür derler
Bu yönde yazar çizerler
İpret almak istemezler
Kelebek gözlü aydınlar
Mikdat der ki artık yeter
Bunlar kelebekten beter
Doğru cehenneme gider
Kelebek gözlü aydınlar
EY MÜSLÜMAN!
Müslümanım der durursun
Başka yollardan yürürsün
Kalbini temiz görürsün
Nasıl bildin ey müslüman?
Her kes ölümü tatacak
Tekrar Allah’a varacak
Her kesten hesap soracak
Cevabın ne ey müslüman?
Kendin mü’min sanır isen
Allah’ı bir tanır isen
Kur’ana inanır isen
Bir bak ne der ey müslüman!
Nedir yaratılış gayen?
Kur’an bunu eder beyan
Söz veripte sonra cayan
Sahtekardır ey müslüman
Bu dünya ya geldin neden?
Ayrılacaksın bu yerden
Haberin var mı ilerden?
Biraz düşün ey müslüman!
Göz kapatma alimlere!
Destek olma zalimlere!
İbretle bak ölümlere!
Kalan var mı ey müslüman?
Yalan dünyanın varlığı
Verir sana can darlığı
Bilir misin mezarlığı?
Nasıl sıkar ey müslüman!
Koş camiye dön evine
Başla baba görevine
Bak dersine ödevine
Evladının ey müslüman
Bu beyti yazan Mikdat Bal
Çocuklardadır istikbal
Bakmaz isek büyük vebal
Altındayız ey müslüman
BU MEDYADAN
NE BEKLENİR?
Her şey sahte öz kalmadı
Söylenecek söz kalmadı
Utanacak yüz kalmadı
Bu medyadan ne beklenir?
Yalan yanlış informasyon
Açtım baktım televizyon
Oldu bir kanalizasyon
Bu medyadan ne beklenir?
Dili bizden,dini kafir
Bu kargalar kime sefir?
Bir çoğunda ahlak sıfır
Bu medyadan ne beklenir?
Başlarken bizden göründü
Hani Türklük kültüründü
Dehşet,vahşet her görüntü
Bu medyadan ne beklenir?
Mikdat der ki yağ yakamam
Bu programlara bakamam
Kontrolsüz eve sokamam
Bu medyadan ne beklenir
NELER GİRDİ YURDUMUZA
Neler girdi yurdumuza neler daha girecek
Neler gördü gözlerimiz neler daha görecek
Her kafada ayrı fikir her gözde ayrı ayar
Birisi doğrudur derse diğeri yanlış sayar
Kimisi testiyi kırdı kimi kadayıf yedi
Kimi gitti kimi geldi aldığım enkaz dedi
Gidenin yüzü karadır lakin gelen arattır
Bu milletin uyanışı iş geçtikten sonradır
Bilen değil bulan geldi tepeden başımıza
Avrupa fatihi gibi dikilir karşımıza
Yurt içinde mesele çok o dışardan başladı
Umut dağın arkasında beynimize işledi
Mikdat Bal der işte böyle hal-i pür melalimiz
Orta direk tarih oldu kalmadı mecalimiz
BAK NE İKEN NE OLDUN
Ey Türkün öz evladı bu acı halin nedir
Tarihe bak aynandır bak bir timsalin nedir
Batıya hayran olup Türkü ihmalin nedir
Özüne dön kardeşim bak ne iken ne oldun
Hiç sıkılmadan hangi davayı gütmektesin
Şunu bil ki aslına ihanet etmektesin
Kendi öz vatanında sefalet çekmektesin
Sırrına er kardeşim bak ne iken ne oldun
Biz tarihte ilk başta yerimizi almışız
Üç kıtaya hükmedip nice yıllar kalmışız
Bu gön aynı yerlere boynu bükük varmışız
Kendine dön kardeşim bak ne iken ne oldun
Atalarımız bizim serbest gezip tozdular
Haçlı ordularını defalarca bozdular
Bu gün aynı odaklar sana vize koydular
Sen derdinden örnek al bak ne iken ne oldun
Atalarımız bizim tarihlere şan verdi
Toprak,bayrak,din,kültür bu uğurda can verdi
Şehit oldu,sonunda sana bir vatan verdi
Ecdadından örnek al bak ne iken ne oldun
Ey yüce Türk milleti uykudan uyanalım
Tarihin sahnesinde bir daha şahlanalım
Şahlanmamak mümkün mü yeter ki canlanalım
Özüne dön kardeşim bak ne iken ne oldun
Dünya senden öğrendi nizamı adaleti
Sen kaldırdın dünyadan her türlü melaneti
İlminle irfanınla yok ettin cehaleti
Kendine dön kardeşim bak ne iken ne oldun |