Aslında kadın; dîni, milleti ve memleketi için en samîmî çalışan bir insandır. Bütün bir milletin "insan gücü" nü hazırlayan, yetiştiren ve vatana bağışlayan, hep fedâkâr kadınlardır. Kadınlar,  gerçekleşmeden önce harplerin ve gazâların çilesini çeken, gerçekleştikten sonra da ızdırâbını sînesinde duyan çilekeş insanlardır.

Atalarımız;"Ana gibi yâr, vatan gibi diyâr olmaz." demişlerdir.

Hakîkaten dünyâyı diyâr diyâr gezsek, anamız gibi bizi bağrına basarak sevecek ve şefkatle kucaklayacak bir ana bulamayız. Cenâb-ı Hakk'ın özellikle annelere lutfettiği şefkat duygusu, anneleri; istirâhatini, sıhhatini, yeme-içme ve giyinmesini düşünmeden bütün imkânlarıyla çocuğuna hizmete sevkeder.

Annenin bu sonu ve sınırı olmayan fedâkârlıklarının bedelini, evlâdın maddî bir karşlıkla ödemesi mümkün değildir.

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz'in huzuruna bir adam geldi ve:

"Yâ Rasûlallâh! Anam iyice ihtiyarladı. Ben onu kendi ellerimle yediriyor, içiriyor ve sırtımda taşıyorum. Hâsılı her türlü ihtiyâcını karşılıyorum. Mükâfâta hak kazandım mı?." dedi.

Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz cevâben:

"Hayır, bu senin yaptıkların, ananın senin üzerindeki haklarının yüzde birine bile karşılık değildir. Fakat sen, iyilik ediyorsun. Allâh sana bu az iyilik karşılığında çok sevap verir." buyurdular

Ilâhî yaratılışta annelerin çocuklarına olan sevgileri, yüce bir görevden kaynaklanır.

Anne, hiç karşılık beklemeden hep vermenin ve içtenlikle sevmenin sembolüdür. Çocuğunu güçlüklerle karnında taşımış, sıkıntılara katlanarak doğurmuş,büyümesi için eşi ile birlikte her türlü fedakârlığı göstermiş, bütün zorluklara da seve seve katlanmıştır. Insanlığın gelecek nesli de onun şefkatli kucağına teslim edilmiştir. Peygamberlerin çocukluk çağlarında yetişirlerken, annelerin kendilerine olan sevgi, şefkat ve fedakârlıkları Kur'ân'da birçok ayetlerle vurgulanmıştır. Sevgili Peygamberimiz, cennete giden yolun annelerin rızasını kazanmaktan geçtiğini şu kutsal sözleriyle belirlemiştir : «Cennet annelerin ayakları altındadır.»

Hamd, şükür ve teşekkür etmek; evreni ve insanları yaratarak yaşamımızı borçlu olduğumuz Yüce Allah'adır. Sonra da Dünya'ya geliş sebebimiz olan anne ve babanın hakkı gelir. Cenâb-ı Allah bu ayetlerle ebeveyne iyilik yapılmasını önermiştir. Cenâb-ı Allah'a kulluk etmek ne kadar önemli ise, anne ve babaya da sevgi göstermek, hürmet ve iyilik etmek o kadar gereklidir.

Insanın; Yüce Allah'tan sonra yaratılış sebebi olan anne ve babaya sevgi göstermesi, iyilik yapması ve itaat etmesi hayat boyunca devam etmelidir. Onlara karşı yapılacak kusur ve ihmallerde, Kur'ân insanları şöyle uyarıyor : Dönüş ancak Bana'dır. Ebeveyne olan yükümlülüklerin hesabı, Ilâhî Yasalar gereği bir gün mutlaka sorulacaktır.

Ne mutlu anne-babalarını gönülden sevenlere ve onlara içtenlikle hizmet edenlere, ebeveynlerini her zaman hatırlayanlara ve onların hayır dualarını alıp mutluluk kazananlara ve ahirette de kurtuluşa erenlere. Isra 17/23 : «Rabbin...ana-babaya iyilik etmenizi emretti...» Ayeti ile belirtildiği gibi çocukların yetiştirilme ödevi, anne-babaya birlikte verilmiş, ancak anne öncelikli olarak bu görevi üstlenmiştir. Kur'ân'da; peygamber olarak yetişen Hz. Musa, Hz. Isa ve onun annesi Hz. Meryem'in çocukluk çağındaki büyümelerinde sadece annelerin katkıları olduğu belirtilmektedir. Peygamber Efendimizin de babası daha doğmadan vefat etmiş, sevgi ve şefkat kaynağı annesi ile 6 yıl beraberlikten sonra; onu da kaybetmiştir. Görülüyor ki çocukların yetişmeleri, terbiye edilerek olgunlaşmalarında babalardan fazla annelerin önemi büyüktür. Annesiz baba himayesinde büyüyen çocuktan, babasız olarak anne elinde yetişen çocuk, geçim sıkıntısı çekse bile daha iyi olgunluğa erişir. Annenin sevgi dolu kucağı, maddi zorlukları da aşarak çocuğun yetişmesinde büyük önem taşımaktadır.

Gelin hep birlikte ;Ey Rabbim! Onlar (anne ve babamız) bizi küçüklüğümüzde nasıl acıyarak, esirgeyerek büyütüp yetiştirmişlerse sen de onlara acı ve esirge, onları affet ve mağfiret eyle dileyim .

Bu duygu ve düşüncelerle  Annelerimize gönül dünyamızın bütün sevgilerini sunarak  huzurlarında saygıyla eğiliyorum.

Emine YİĞİT

( emineyigit@yahoo.com )