|
Eğer hayatımı tekrar yaşasaydım, yanaklarıma bir tebessüm tortusu kor ve onu asla çıkarmazdım. Herkese gülümser, tebessümü hayatımın merkez üssü yapardım.
Eğer hayatıma “sil baştan” tekrar başlayabilseydim, “seni seviyorum” cümlesini daha fazla söyler, sevgimi gizlemezdim. Sevgimde bonkör, nefretimde cimri olmaya çalışırdım.
Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım, yanlışlarımı da açık yüreklilikle kabullenirdim. Hata yapmaktan korkmazdım. Bilirdim her hata, beni doğruya götüren bir basamaktır. Daha az şeyi ciddiye alırdım. Daha fazla şans tanır, daha sık yola çıkardım. Daha fazla dağa tırmanır, daha çok tabiatı kucaklardım. Sevdiğim dondurmayı daha fazla, sevmediğim ıspanağı daha az yerdim. Herhalde daha az hayali sorunlarım olurdu.
Ben programlı,disiplinli ve ciddi yaşayan insanlardanım. Elbette, güzel anlarım oldu, ama tekrar başlasaydım, hayat tünelinin içinden geçmeye değil, onu yaşamaya çalışırdım. Yeni açan bir çiçeği görmeye, şehrin ortasında bile olsa bir parkta cıvıldayan kuşların nağmelerini duymaya gayret ederdim. Her sabah ofisime çıkarken asansörde karşılaştığım insanları farkeder, selam verir, hatır sorar, onların yanağında ve gözlerinde oluşan mutluluğu yakalaya
çalışırdım. Taşıdığım tek yükün, yüreğimdeki sevgi olmasını dilerdim.
Ben hiçbir yere aspirinsiz, ceketsiz, yağmurluksuz daha doğrusu hazırlıksız gitmeyen insanlardanım. Bir pikniğe bile giderken on kere plan yapıp, lüzumlu lüzumsuz herşeyi oraya taşıyanlardanım. Hayatıma tekrar başlasaydım, çok daha az yükle yolculuk ederdim.
Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım, dostlarımla daha çok sohbet eder, daha sık ziyaret ederdim. Daha az kalp kırar, daha az alıngan olurdum. Daha çok aileme ve sevdiklerime vakit ayırırdım.
Harvard üniversitesinin Hukuk fakültesinden mezun olan öğrencilere bir konuşma yapması istenilen ünlü profesörün dediği gibi “bugün burada benden hukukla ilgili bir tavsiye bekleyenler varsa onlar adına üzgünüm. Ben altmışlı yaşların ortasına gelmiş biri olarak, size hayata dair bir sır vereceğim. Mesleklerinde başarılı olmuş insanların hayatlarına bakarsanız, son sözlerinde “ daha çok
çalışsaydım da bu işi bitirseydim, filan işim de yarım kaldı, ne olacak şimdi ?” sözlerine rastlamazsınız. Daha çok “ keşke sevdiklerimle daha fazla vakit geçirebilseydim, keşke aileme daha fazla zaman ayırabilseydim, keşke dostlarımın kalbini kırmasaydım, keşke iyiliklerim daha fazla olsaydı, keşke hayatı daha güzel yaşayabilseydim.” sözlerini duyarsınız. İşte sizlere tek tavsiyem şudur. Hayatınızdaki keşkeleri azaltın. Çünkü bunun için vaktiniz var.”
diyebilseydim.
Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım, Eğer hayatıma “sil baştan” tekrar başlayabilseydim… Ben de biliyorum hayatımı bir kez daha yaşayamayacağımı, ben de biliyorum. Ve şunu da biliyorum ki , dün geçmiş, yarın ise gelecek. Bugün ve bu hayattır bize sunulmuş en büyük armağan.
Eğer hayatımı bir daha yaşasaydım…
Ahmet AYDIN
misafir2002@yahoo.com / 16 Nisan 2004 |