- Aydın ŞAHİN -

 

 
 E - Posta : aydinsahin@taskiran.com  

 

 

İnsanlar doğdukları yerlerden  ayrılmak zorunda kalmaları sonucu  geride bıraktıkları özlemlerini,hayallerini zaman zaman dile getirirler.Bu özlemlerini dile getirmek, değişen yaşamlarına ayak uydurmak hep olumlu yansımayabilir.Acizane köy ve şehir arasındaki ikilemi hep içinde yaşayan biri olarak bugünkü yazımızda köyümüzden uzakta özlemini çektiğim eski alışkanlıklara dem vurmaya  çalışacağım.

Kaçımız şöyle yıllar öncesinin özlemlerini düşünerek hayıflanır bilmiyorum ama emin olduğum hepimizin yıllar öncesinden kalan alışkanlıklarımızın,sevdamızın,maceramızın olduğu.

Amacımız aklımızda kalan tükenmeye yüz tutmuş eski alışkanlıkları hatırlatmak onları korumak ve büyüklerimizden kalan emanetlere saygı kazandırmaktır.

-Gaz lambasının loş ışığında sohbet etmeyi

-Hayvan seslerinden tedirgin olmamayı (kedi-köpek-kuş-inek-çakal vs.)

-Yaşlı dedelerimizin ninelerimizin ellerini öpmeyi.

-Eski evlerimizin yemek sofralarını(özellikle yemekten önce ve sonrasındaki ibrik ve havlu tutarak su döküp el yıkamalarını sonrasında dua etmelerini)

-Yolculuğa çıkacaklardan önce evden birinin yola çıkıp yolcuya hayırlı yolculuklara dilemesini.

-Gürül gürül akan temiz ırmağını suyunu

-Sevdalıları, yorgunluklarını gölgesinde saklayan kestane ve ceviz ağaçlarını.

-Kışın yoğun yağan karını yazın güneşini.

-Cevizini,fındığını,kestanesini ve bunların hala aranan tadlarını.

-Yaylada-komlarda tepinen horomlarını.

-Askere gidenlere düzenlenen dua törenlerini.

-Tahtalardaki duvar yazılarını.

-Lastik ayakkabılarını-örgülü kazağını çorabını.

-Cuma günlerinin selamlaşmalarını salı günlerinin alışveriş trafiğini.

-Yabani avcılığını,başarılı olanların keyifli anlatmalarını,şakalaşmalarını.

-Gün doğmadan başlanan hareketliliği,çayır,orman doğallığını.

-Çocukların yağmur çamurdaki futbol oyunlarını.

-Okuldaki bilgi yarışmalarını, müzayedelerini.piyeslerini.

-Yorgun argın sırtında taşınan yüklerin altındaki masumane gülüşleri.

-İnsanların hiçbir farklı duygu yaşamadan aralarındaki iletişimlerini,bağırarak konuşmalarını.

-Haftada 2 sefer gelen mektupları .

-Mısır ekmeğini-lahanasını-kavurmasını-makarnasını-haşilini-kuymağını-ayranını.

-Damlarında dövülen mısırların sesini,ambarlardaki turşu ve bal küplerini.

-Ormanında ayısını-kurdunu-çakalını.

-Dökülen yaprak seslerini,düşürülmeye çalışılan ceviz seslerini.

-Büyük boyda ve ışıklı kutulu yükses sesli radyolarını.

-Mezarlık ,komşuluk ziyaretlerini.

-Genç kız ve erkeklerin bir kelime duymak için harcadıkları enerjilerini,fedekarlıklarını.

-Siste kaybolan sürülerini bulmak için söylenen manileri.

-Çoban seslerinin uyumunu.

-Çoçukların hiçbir endişe duymadan sokaklardaki eğlenmelerini heyecanlarını.

-Karıncaların-çekirgelerin-kargaların-solucanların  tavukların horozların ve diğer canlıların

Orkestra düzenliliğini.

-Asıl önemlisi tek amaçlarının para olmadığı kin-nefret-duygularının uğramadığı temiz masum insanların yaşadıkları bu köyde bundan sonrada yaşayanların güzel hatıra bırakabilecekleri ,birbirlerine sevgi ve saygı ile bakabilecekleri  ortamları bizden sonraki nesillere devredebilmektir.

Önümüzdeki 28 mart mahalli seçimlerin beldemize hayırlara vesile olmasını Allahtan temenni ederim.Kim seçilirse seçilsin seçilenin arkasında mutlaka yapabileceğimiz bir şeylerin olması gerektiğini düşünüyorum.

Her şey daha iyi ve güzel yaşamak  ve yaşatmaksa  el ele gönül gönüle olmalıyız.

 
 ARŞİV
 
 KASIM 03 OCAK 04  TEMMUZ 04
 ŞUBAT 05 MAYIS 05 AĞUSTOS 05
   
   
 
 

 

Karadeniz FM
BeOnAir Radio
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Trabzon'da Hava Durumu
 
Taşkıran Resmi Sitesi © Copyright - Tüm hakları saklıdır.